Spor spikeri olabilmek, medya dünyasına adım atabilmek için herşeyi yaptı. Kral TV'de VJ'liğe soyundu, spor müdürü zannettiği kişilere maç anlattı ve en sonunda çabalarının karşılığını aldı. Şu an hak ettiği, hayalini kurduğu yerde.
Ersin Düzen'den bahsediyorum. Kral TV'den başlayan televizyon dünyasında Telegol ile zirveye çıkan, Santra ile bunu pekiştiren ve en önemli futbol organizasyonu olan Dünya Kupası'nda heyecanlı ve dolu anlatımıyla kupayı daha kılacak olan Ersin Düzen, Superspor Editörü Ahmet Sivaslı'nın sorularını yanıtladı.
- Medyaya nasıl adım attınız?
Ben asker çocuğuyum. O yüzden Türkiye'nin birçok yerinde yaşadım. Diyarbakır'da, Elazığ'da, Denizli'de... 1992 yılında Denizli'deyken özel bir radyoya girdim. Bir arkadaşım vasıtasıyla radyo programına başladım. Ve böylece medya dünyasına adım attım. Yani 14 seneden beri bu işin içindeyim.
"VJ'LİKTEN SPOR SPİKERLİĞİNE"
- İstanbul'a geldikten sonra Kral TV'de bir VJ'lik döneminiz var…
Kral TV'deki VJ'lik, televizyon dünyasına adım atabilmek içindi. Yaklaşık 1,5 - 2 ay sürdü. Ben Eskişehir'de 4 yıl üniversite okudum. Orada radyo programı yaptım, Eskişehirspor'un maçlarını anlattım, ayrıca yerel televizyonlarda kültür - sanat ağırlıklı programlar sundum. Yani birçok faaliyetin içinde yer aldım. Hedefim İstanbul'a gelip bu işi yapmaktı. Şansım 1997 yılında Kral TV ile açıldı. Amacım VJ olmak değildi. Merdivenleri tırmanarak spor spikerliğine adım atmaktı. Çocukluğumdan beri futbolu severim. Öğrenim hayatım boyunca okulların futbol takımlarında oynadım, kaptanlık bile yaptım. Çok iyi bir golcüydüm. Ancak bir maçta dizimden çok ciddi sakatlanınca ara vermek zorunda kaldım. Hayatım futbol olunca, hayalim de spor spikerliği olmuştu.
- Spor dünyasına geçiş nasıl oldu?
Aslında çok komik oldu. İstanbulspor ile Beşiktaş Türkiye Kupası'nda maç yapacaklardı. Star TV yayınlayacaktı. Kral TV'deyken rejideki arkadaşlar bana bir oyun oynamayı düşünmüşler. Ses tonumun çok iyi olduğunu söyleyen ve maç anlatıp anlatamayacağımı merak eden iki arkadaş girdi içeriye. Birisi kendini Spor Müdürü diğeri de yardımcısı olarak tanıttı. Benim de maç anlatmak hayalimdi. Derken bana oyun oynayan arkadaşlar heyecanımı, hassas noktadan vurulduğumu anladıklarında çok üzülmüşler. Spor servisine gidip Star TV Spor Müdürü Büşah Gencer'in yardımcısı Meriç Tunca'ya 'Biz Ersin'e bir oyun oynadık. Meğer onun tek amacı spor spikeri olmakmış. Futbol ıyla yanıp tutuşuyor. İstersen bir konuş kendisiyle" demişler. Daha sonra Meriç Tunca'nın benimle görüşmek istediğini söylediler. Ben de Meriç Ağabey ile görüştüm ki tesadüf Güntekin Onay o günlerde Kanal D'ye transfer olmuştu. Güntekin 'Süper Frikik' programını sunuyordu. O gittikten sonra yeni bir adama ihtiyaç vardı kanalda. Görüşmeden iki gün sonra 'Süper Frikik' programını sunmaya başladım. Oradan spor haberlerine geçtim. Haftanın 7 günü program sunuyordum. Derken 'Süper Frikik' bitti. Televole başladı. Güntekin tekrar Star'a geldi bir dönem o sundu. Daha sonra ben sunmaya başladım. Bir ara 3 kanalda birden aynı gün ve aynı saatte başlayan Televole vardı. Lig maçlarını Teleon alınca ve spor-magazin programları da bitince tamamen sporun içinde yer almaya başladım.
"ÇOK TEKLİF GELDİ AMA BEN GİTMEDİM"
- Telegol'de ön plana çıktınız ve Telegol'ü sunan diğer spikerler gibi size de teklif yağdı ve ATV'yi seçtiniz...
ATV'den bana ilk teklif geldiğinde Ahmet Çakar'ın programın içinde yer alacağını öğrendim. Ahmet Çakar'ı çok severim ve uzun yıllardan beri tanırım. Ayrıca, dünya kupası yayın hakkı vardı. Milli takımın 2010 yılına kadar maçları alınmıştı. Bunlar benim için çok önemliydi. Ama Telegol gibi saygın bir programdan ayrılmak, 9 yıla yakın çalıştığım bir kanaldan ayrılmak, ikinci ailem olarak gördüğüm arkadaşlarımdan ayrılmak kolay olmadı. Ayrılmayı da düşünmemiştim. Daha önce de teklif gelmişti. Geçen yıl TRT'den teklif geldi. Bir ara NTV'den, CNN Türk'ten, TGRT'den teklif geldi. O zamanki şartlar daha ydı ama.
- Daha önce birçok teklifi kabul etmediğinizi söylediniz. Peki bu kez niye ayrılmayı tercih ettiniz?
Star zor bir dönemden geçiyordu. TMSF'den sonra Doğan Grubu'na geçerken, ihale günü ATV'ye transfer oldum. Neyin ne olacağı belli değildi. Bir kargaşa vardı. Durumun böyle olması karar vermeme yardımcı oldu diyebilirim. Ama zorluklardan kaçmak değildi bu. Star'da iyi günlerimiz kadar çok çok sıkıntılı dönemlerimiz de oldu. Hepsine ekip olarak göğüs gerdik, çalıştık, asla isyan etmedik. Fakat bu durum çok daha ydı. Teklif de böyle bir anda geldi. Zaten ATV'ye transfer olduktan sonra Star Spor Servisi de istifa kararı aldı. Onların yaşayabileceği sıkıntıyı baştan hissederek ATV'ye geçtim. Şu anda Santra gibi önemli bir programın hem yapımcısı hem de sunucusuyum. ATV gibi kaliteli, büyük bir kanalın ekranında yer alıyorum. Burada olduğum için de çok mutluyum.
- Telegol programını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yaklaşık 1,5 yıl sundum. Yorumcular hakkında, değerlendirme yapmak bana düşmez. Telegol'ün habercilikte doruğa çıktığı dönemde, ben o ekibin içerisindeydim. Benim sunduğum dönemde Serhat Ulueren'le birlikte müthiş işlere imza attı program. Çok güzel işler yaptık, sayısız ödüller aldık. Programı Güntekin sunarken de ben yine işin mutfağındaydım. Röportajından, montajına, rejisinden, programa gelen veya telefonla bağlanan konuklara kadar hep işin içindeydim. Ayrıca servisin istihbarat şefiydim ve büyük sorumluluklarım vardı. Yıllarca Star Spor'a ve Telegol'e emek veren, o programı sunan biri olarak olumlu daha çok şey söyleyebilirim ama olumsuz tek yorum yapmam.
"SANTRA'DA FİKİR ÇATIŞMASI VAR"
- Santra ile Telegol'ü karşılaştırırsak...
Yorumcuların üslubu aynı diyemem. Santra'da fikir çatışması dikkat çekiyor. Ahmet Çakar ve Kazım Kanat birbirleriyle kişilik çatışmasına girmiyorlar hiçbir zaman. Buna asla izin de vermem. İyi geçinmeleri, kötü geçinmeleri hep bir konu üzerine. Mesela Ahmet Çakar Daum'u beğenmezken Kazım Kanat da Daum'un Türkiye'ye gelen en yi yabancı teknik adam olduğuna inanıyor. Ve bu fikirlerden dolayı kendi aralarında tatlı sert münakaşaya giriyorlar.
7'inci haftadan itibaren Santra'yı yapmaya başladık. Ahmet Çakar ve Kazım Kanat lafını esirgemeyen yorumcular olmalarına rağmen 27 hafta boyunca ne bir hakaret oldu ne de bir kavga yaşandı programda. Rating bizim için amaç olmadı. Ertesi gün yüzümüzü güldüren ve şevkimizi arttıran bir araçtı. Amaç kaliteydi, bilgi vermekti ve izleyenleri mümkün olduğunca tatmin etmekti. Belki de bu yüzden özel kanallar arasında her hafta en çok rating alan spor programı olduk.
Gürcan Bilgiç'in Kazım Kanat ve Ahmet Çakar'ın yanında pasif, sessiz kaldığı konuşuluyor...
Gürcan Bilgiç sadece bizim programda değil, Kanal 1'deki programda da, NTV'ye konuk olduğunda da böyle. Sadece Santra'da böyle olsaydı, o zaman derdim ki bizde yanlış giden bişeyler var. Ahmet Çakar ve Kazım Kanat konuşmayı çok seven yorumcular. Gürcan Bilgiç tam aksine az konuşur ama öz konuşur. O'nun da özelliği bu. Konuştuğu zaman turnayı gözünden vurur.
"G.SARAYLILARDAN ELEŞTİRİ ALMIYORUZ"
- Kazım Kanat Beşiktaşlı, Gürcan Bilgiç Fenerbahçeli. Ama G.Saraylı bir yorumcu göremiyoruz programda. Bu eleştiri alıyor mu?
Santra'ya Fatih Altaylı ile başladık. Ancak yoğun işleri nedeniyle programa devam edemedi. Devam etmesini çok istedim. Çünkü katkısı çok büyüktü. Sonradan Galatasaraylı bazı konuklarımız oldu. Fakat programın yapımcısı olarak, üç yorumcuyla devam etmenin daha sağlıklı ve iyi olacağını düşündüm. 'G.Saraylı yorumcu yok' diye gelen tepki taş çatlasa ondur. Öyle aman aman bir tepkiyle asla karşılaşmadım. Neden karşılaşmadım? Çünkü her ne kadar Kazım Kanat Beşiktaşlı, Gürcan Bilgiç Fenerbahçeli olarak gözükse de onlar sadece kendi takımlarıyla ilgili yorum yapmıyorlar. Biz hiçbir zaman G.Saray'ı ikinci plana atmadık. Mesela Beşiktaş bu sezon şampiyonluk yarışından geri kaldığı için daha geç saatlerde konuşmak zorunda kaldık. Öncelik Fenerbahçe ve Galatasaray'da oldu.
"GÜNTEKİN ONAY VE OKAY KARACAN DA DÜNYA KUPASI'NI ANLATACAK"
- Dünya Kupası'nı anlatacak olan spikerlerden biri de sizsiniz. Sizden ba kimleri dinleyeceğiz?
Maçların çoğu Almanya'da anlatılacak. Bazı maçlar off-tube olarak İstanbul'daki stüdyolardan anlatılacak. NTV'den Güntekin Onay ve Okay Karacan ile yapılan görüşmeler olumlu sonuçlandı. İkisinin de bu ekibin içinde yer alacak olması benim için büyük bir mutluluk, ki Güntekin benim en iyi dostum. Gece gündüz beraber olduğum bir arkadaşım. Üçümüzün yanı sıra Kanal 1'in spor müdürü Gökhan Telkenar ve aynı kanalda çalışan Emre Tilev'le beraber Dünya Kupası'nın heyecanını futbolseverlere yaşatmaya çalışacağız.
"ARJANTİN'İ TUTARIM"
- Dünya Kupası'nı değerlendirecek olursanız...
Artık Dünya Kupası'nı bekliyoruz. Daha önce senin hazırladığın bölüm için Dünya Kupası'nı yorumlamıştım. Brezilya'yı zorlayabilecek tek takımın Arjantin olabileceğini düşünüyorum. Ben aslında Arjantin'i tutarım. Messi'yi izlemek isterim, Riquelme'nin iyi oynamasını, Crespo'nun goller atmasını isterim. Ronaldinho'nun yüzü gülmesin isterim. Bana göre Avrupa'dan İtalya sürpriz yapabilir. Almanya ev sahibi olması nedeniyle yarı finale kadar çıkabilir. Kuralar çekilmeden önce Fildişi'nin iyi sonuçlar alacağını düşünüyordum ama grupları çok zor. Fabregas, Luca Toni, Robben, Torres, Messi kupada iyi iş yapabilirler.
- Maçlara nasıl hazırlanıyorsunuz?
Örneğin 10 Mayıs'ta ATV'de Middlesbrough - Sevilla UEFA finalini anlattım. Ama final maçı olmasa da ben her maça aynı hazırlığı yapar, aynı ciddiyeti gösteririm. Yabancı dilim olduğu için internet aracılığıyla çok güzel bilgiler buluyorum. Google'da arattığım zaman karşıma binlerce bilgi geliyor. Bu konuda en büyük yardımcım internet. Ben, günün gazetelerini de herkesten önce okurum. Gerek yurt içi gerek yurt dışı olsun o gazetelerin internet siteleri sabaha karşı 4'de güncelleniyor. Bu bir alışkanlık oldu bende. Okumazsam rahat edemiyorum. İnsanlar hayatımızın sadece sporla geçtiğini, futbol sohbeti yaparak geçtiğini düşünebilirler. Öyle bir şey yok. Bırakın futbolu, basketbolu; golf, curling, snooker müsabakalarını bile canlı olarak izliyorum ama hayat sadece bu değil. Türkiye'deki gündem kadar dışardaki gündemi de takip ediyorum. Yani Avusturya Başbakanı Schüssel'in oynadığı iyi futbol kadar Sri Lanka'daki çatışma, Kuzey Kore'deki çocukların yaşadığı açlık veya yaşanan bir ba gelişme de benim hayatımın içinde yer alıyor.
"PREMİER LİG BİR NUMARA"
- Medya röportajlarında her spikere mutlaka soruyorum en sevdiği ligi. Sizin izlemekten en çok zevk aldığınız lig hangisi?
Premier Lig benim de izlemekten keyif aldığım bir lig. Orada sahaya atılan bir madde görmüyorum, taraftarların olay çıkarttığına şahit olmuyorum, statların dolu olduğunu görüyorum, insanların futbolla yanıp tutuştuğunu hissediyorum. Onlar stattayken ben de televizyon başında onların hislerini yaşayabiliyorum. Genellikle İngiltere birinci tercihim ama dünyada hemen hemen bütün ligleri takip ediyorum. Arjantin'deki taraftarın ateşini, coşkusunu da severim ama İngiltere liginin yeri ...
"VANSPOR DİYEMEDİM"
- Yaptığınız önemli bir hata var mı?
Star TV'de spor haberlerini sunmaya başladığım ilk günlerde ilginç bir hatam oldu. Fenerbahçe Vanspor ile oynuyordu. Devam eden maçların skorlarını vermem gerekiyordu. Promptera yazmamıştım, not da almamıştım. Fenerbahçe 4 dedim ama Vanspor'un adı aklıma gelmedi. Sonra Van yerine Bursaspor dedim. Ama Bursaspor da bir önceki gün Beşiktaş ile oynamıştı. Tekrar başladım zaman kazanmak için: "Sevgili seyirciler Türkiye Ligi'nde şu anda oynanan maçların skorlarını vermek istiyorum" dedim. Fenerbahçe 4 dedim ama yine Vanspor'un adı aklıma gelmedi. Şekerspor dedim o sırada Trabzonsporla oynadığı aklıma geldi. Değişik değişik takımların adını saydım. Tutturamadım. O sırada yönetmenimiz Recep Sürmeli'nin sesi, yanımdaki kameranın kulaklığından geldi. Van…Van… diye bağırıyordu. Ben de Van dedim ve rahatladım. Üzerimde kırmızı bir t-shirt vardı. Yüzüm bir anda t-shirtle aynı renge geldi.
"ÇEKİNMEDEN SÖYLÜYORUM: FENERBAHÇELİYİM"
- Bazı spikerler hangi takımı tuttuklarını söylemekten çekinirler. Siz de çekinenlerden misiniz?
Ben Fenerbahçeliyim. Her zaman çekinmeden söyledim. Kendime güvendiğim için Fenerbahçeliyim diye açıklayabiliyorum. Programlarda Fenerbahçe'yi çok da eleştirdiğim olmuştur. Örneğin Daum'a hiçbir zaman inanmadım ve güvenmedim. Telegol'de geçen sezonun başında Daum'un Aziz Yıldırım'ı bir gün hayal kırıklığına uğratacağını söylemiştim. Bunu söylerken başarılı olup olmaması değildi kastettiğim; güvendi. Bugünkü tabloyu görünce yanılmadığım ortaya çıktı. Kendisinde hata bulmayan, aslında olan hataları itiraf edemeyen Daum, geçmişte futbolcularına demediğini bırakmamıştı. Bugün aynı şeyi Aziz Yıldırım'a yaptı. Gazetecilerle yediği bir yemekte Aziz Yıldırım'ı eleştirip, kendisine en çok destek veren insanı yaraladı. Geçen sezon bunu söyledim diye Fenerbahçeli taraftarlar internet sitelerinde bana hakaretler yağdırdılar. Ama o gün söylediklerimi bugün onlar söylüyor, yazıyorlar.. Ben programda her zaman objektif oldum. Takım elbisemi giydiğim zaman her kulübe aynı mesafedeyim. Ama program dışında stada gider maç da izlerim ve Fenerbahçe'nin golünde ayağa da kalkarım.
- Bahisle aranız nasıl?
Bahis oynarım tabii ki… Genelde futbol oynarım ama NBA, beyzbol, tenis maçlarına da bahis yaparım. İddaa çıktığından beri insanların bahise karşı olan ilgisi arttı ama zaten bu ilgi vardı. İddaa'nın yapmış olduğu bir hata var. Oranlar tam bir skandal. Kusura bakmasınlar ama internette 1.45 iken İddaa'da oran 1.10. Madem kazanacağıma inanıyorum niye İddaa'dan oynayayım. Tek maça bahis oynayamıyorsun, bekle ki önemli bir maç olsun. İddaa strateji değişikliği yapsa eminim ki daha çok kazanacak. Dışarıda bahis oynayan inanılmaz bir potansiyel var. Türkiye Avrupa'da ilk 5'e girer bahis oynama potansiyeli açısından.
- Hangi spikerleri beğenirsiniz? Kendinize ekol aldığınız spikerler var mı?
Ercan Taner ve İlker Yasin… Ben onlarla büyüdüm. İkisine de büyük önem veririm ve müthiş saygı duyarım. Kendi jenerasyonumundan Güntekin Onay, Murat Kosova, Okay Karacan'ı ayrı yere koyarım. TRT tecrübesiyle Gökhan Telkenar çok başarılı. Melih Şendil'in çok iyi bir spiker olduğunu düşünüyorum… Yıllar öncesine gidersek Halit Kıvanç, Orhan Ayhan, Levent Özçelik, Tansu Polatkan gibi değerli isimlerin de hepimize katkısı vardır.
"ALT YAPI ÇOK ÖNEMLİ""
- Spiker olmak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz? Bir Ersin Düzen, bir Güntekin Onay, bir Okay Karacan nasıl olunur? Ne gibi özelliklere sahip olmak gerekir?
Okuyuculara ve bu mesleği yapmak isteyenlere şunu vurgulamam gerekir: Maç anlatmak kolay gelebilir bazı insanlara. Birçoğu belki de "ben de çıkıp anlatabilirim ne olacak ki" diyebilir. Önemli olan ses tonunuzun, dış görünüşünüzün iyi olması değil. Dünyada milyonlarca insan bu özelliklere sahip. Alt yapınız, ilginiz ve yeteneğiniz olmalı. Mevcut bilginizle beraber gün be gün daha çok geliştirmelisiniz kendinizi. Ben geceleri kanalda tek başıma kalıp sabah 3,5-4'lere kadar arşivdeki maçları izleyip anlattığımı bilirim. Eğer ses tonum iyi, Türkçe'yi de güzel konuşuyorum, eh fiziğim de fena değil deyip, maç anlatayım, program yapayım dersen hem zor duruma düşersin hem de insanlar hiç de iyi yorum yapmaz. Kendini iyi zannedersin ama aslında kötüsündür. Ses tonun kötü olsa bile insanlara çok iyi maç anlatabilirsin.
Ayrıca spikerin yabancı dili olmalı. İnternet, kitaplar, DVD'ler benim elim ayağım. Ben Türkçe kitap okuduğum kadar yabancı dilde de kitap okuyorum. İngilizce ve Almanca biliyorum. Bu yüzden sadece Türkçe kaynaklara dayanmıyorum. Bir bilgiye ulaşırsam doğru olup olmadığını yerlerden araştırır, izleyiciye öyle aktarırım. Ama bunların yanı sıra daha 4-5 yaşımdayken geceleri uyurgezer bir vaziyette 'Fenerbahçe gol gol' diye bağırarak evin içinde gözlerim kapalı koşturacak kadar, 9-10 yaşımda tuvalette veya banyoda bağıra bağıra maç anlatıp Fenerbahçe'ye gol attırmadan dışarı çıkmayacak kadar futbol hastası olduğumdan ve yıllarla beraber sahip olduğum birikim bu mesleği hala yapabilmemde en büyük neden.
"ARTIK BABA OLMAK İSTİYORUM"
- Bir dönem adınız magazin programlarında çok duyuluyordu...
Spor magazin programı sunduğum dönemde doğal olarak o dünyanın içinde bazı insanlarla tanışıp, birliktelikler yaşadım. Ama bu 7-8 yıl önceydi. Gençliğin verdiği bir enerji vardı üzerimde. Şu an 31 yaşımdayım. Artık çok daha olgunum. Evlenmek, bir aile kurmak ve en önemlisi artık 'baba' olmak istiyorum.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız