Ana Sayfa MüzikForumlarE-KartlarSohbetMagazinGaleriVideoİnternetKadınGüncelŞiir Bahçesi
Ask ,Sevgi, Ekart, Resimli Siirler ,Siir Bahcesi, Magazin, Güzel Sözler ,Sms , Sinema: Forums
MuhurGozLum.com :: Başlığı Görüntüle - AYASOFYA
Yerli Filmler Yabancı Filmler Yerli Diziler Çizgi Filmler Belgeseller Dini Filmler Müzik Klipleri

Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forum
Forum
Yardım
Yardım
Arama
Arama
Kurallar
Kurallar
Linkler
Özel Mesajlar
Kurallar
KimNerede
Oyunlar
Profiliniz
Sohbet
Sohbet
Üyeler
Üyeler



1. sayfa (Toplam 1 sayfa)     Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder
Yazar Mesaj
Okan
Halkın-Admini
Halkın-Admini
Uye Numarasi: 5


Üye Puanı: 244225
Kayıt: May 18, 2006
Mesajlar: 122
Nereden: Elazığ
Ruh Haliniz

Cinsiyetiniz:Cinsiyetiniz:Bay
Ofline

Level : 10
HP: 0 / 230  
 0%
MP: 110 / 110  
 100%
EXP: 2 / 22  
 9%
Mesaj Tarih: Pzr Tem 16, 2006 6:09 pm    Mesaj konusu: AYASOFYA Alıntıyla Cevap Ver

Google



Essiz güzellikte, muhtesem bir mabed yaptirmaya karar veren Imparator Justinianus emeline kavusmis, idealini gerçeklestirmistir. Dünyaya bir mimarlik harikasi kazandirmistir.

Fakat, insanlik bugün bu saheserle övünüyorsa, bu, Türklerin sayesindedir. Onu bugünlere sapasaglam ulastiranlar, sanat harikalarinin koruyucusu olan Türklerdir.

Amerika kitasinda, Mayalar'in, Aztekler'in, Inka'larin eserleri bugün harabe halindedir. Çünkü bu kitayi 15. Ve 16. Yüzyilda fetheden Avrupalilar, o saheserleri korumak söyle dursun, yagmaladilar, yakip yiktilar. Yikilmadan kalabilenler, balta girmemis gür ormanlarda bulunanlardir.

Roma imparatoru Jül Sexar Kleopatra devrinde Misir'a saldirdigi zaman muhtesem Iskenderiye kütüphanesini yakip yikmisti. Bu kütüphanede bulunan 700 bin kitabin külleri, günlerce bir matem bulutu gibi sehrin üzerinden ayrilmadi. Bazi tarihçiler buna ''Rönesansi en az asir geciktiren olay'' diyorlar.

Piramitler, herbiri tonlarca agirlikta blok taslardan örülü olduklari için yikilamadiö ama sakladiklari hazineler yine yagma edildiç Yüzlerce yil sonra bölgeye hakim olan baska kuvvetler de, Gize'deki ünlü sfenksi nisan tasi olarak kullandilar, top atesine tutarak bu saheserin burnunu, sakalini kopardilar.

1204 yilinda Istanbul'u zapteden Haçlilar, bu sehri misli görülmemis sekilde yagmaladi, sanat eserlerini tahrip ettiler. Olayin görgü tanigi olan Bizamsli ve Avrupali tarihçiler ''Tarihte böylesine vahsi, böylesine barbar bir yikim görülmemistir'' diyorlar. Bunlarin Ayasofya'yi ne hale getirdiklerini, diger harika eserlere neler yaptiklarini önceki bölümlerde bir nebze yaptiklarini önceki bölümlerde bir nebze anlatmistik. Daha baska neler yaptiklarini da asagida görecegiz.
FATIH'IN ILK EMRI:
1453'te Türkler Istanbul'u fethedince, Fatih Sultan Mehmed'in ilk emirlerinden biri, acinacak sekilde harap ve bakimsiz birakilan Ayasofya'nin onarilmasi olmustur.

Türklerin Ayasofya'yi nasil bulduklarini, sonra ne hale getirdiklerini, onu nasil koruduklarini asagida okuyacagiz. Fakat daha önce bu eserin nasil meydana getirdigini ve mimari özelliklerini anlatacagiz. Bu özellikleri anlatmadan önce sunu da belirtelim ki, dünyayin yadi harikasini tespit edildigi yillarda Ayasofya henüz yapilmamisti. Yapilmis olsaydi, bu yedi harikadan biri mutlaka Ayasofya olurdu.

Ayasofyanin Plani:

ESKI MABEDLERIN SÜTUNLARI ISTANBUL'A GETIRILIYOR
Bugünkü Ayasofya'nin bulundugu alanda, ilk kilise 12 Mayis 360 yilinda yapilmisti. O zamanki Bizans'in en büyük mabedi olan bu yapi 44 yil sonra bir yangimla harap oldu. 415 yilinda onun yerine yapilan yeni kilise de 532 yilinda baska bir yanginla yok oldu.

Iste bu ikinci yangindan sonra Imparator Justinianus, Hazreti Adem'den bu yana görülmemis ihtisamda, yanginlara, depremlere karsi koyabilecek, gelecek çaglara ulasabilecek saglamlikta bir eser yaptirmaya karar verdi.

Justinianus bu büyük yapinin insaasina Aydinli Antonius ile Miletli Isodoros adli mimarlari memur etti. Mimarlar hemen ise koyuldular. Önce kilisenin yapilacagi alan iyice açildi. Bu maksatla orada bulunan saraylar, evler yikildi. Sonra, Imparatorlugun, harabe halinde bulunan eski mebedlerin, evlerin en güzel malzemeleri toplatilarak Istanbul'a getirildi. Mesela sekiz sütun Efes'teki Diana mebedinden alindi. Ayni sütunlar daha önce Efes'e Heliopolis'teki Günes mebedinden getirilmisti. Atina, Roma, Delf ve öteki mebedlerden de bazi sütunlar toplandi. Böylece, herbiri ayri bir mebede yücelik kazandirmis olan mermer sütunlar, simdi bir araya gelecek, en büyük mebedde bulusarak gelecek çaglara ulasacaklardi. Ayrica dünyayin en meshur mermer ocaklari de Ayasofya için çalistirilyordu. Prokonez beyaz mermerlerini, Egriboz adasi açik yesil mermerlerini, Karia'daki ocak beyaz-kirmizi mermerlerini, Misir meshur porfirlerini, Teselya ve Lakonya eski yesil mermerlerini, Siga damarli pembe taslarini istanbul'a yolladi.
EY SÜLEYMAN SENI ASTIM!:
Bu çok degerli malzemeden essiz bir anit meydana getitmek mimarlar da en büyük güçle desteklenmeliydi ve desteklendi.

Insaat araliksiz bes sene devam etti. Bu süre içinde hergün bin isçi çaliiti. Imparator sik sik çalismalari denetliyor, çalisanlari yüreklendiriyordu. Nihayet insaat bitince, 27 Aralik 537'de, büyük bir açilis töreni yapildi. Justinianus 14 atil çektigi tören arabasi ile Ayasofya!nin, o zaman Kram Kapisi denilen büyük kapisinin önüne gelince, büyük eseri gururlu seyrederken söyle dedi: ''Tanrim, sana sükürler olsun ki böyle essiz bir eserin basarisini bana lütfettin, beni buna layik gördün!''

Sonra heyecanla mihraba dogru atilarak söyle demekten de kendini alamadi: ''Ey Süleyman, bu eserle seni asmis, seni yenmis bulunuyorum!'' o zamana kadar en büyük mabedi yaptiranin kadar en büyük mabedi yaptiranin Hz. Süleyman oldugu kabul ediliyoudu.

AYASOFYA'NIN BOYUTLARI:
Ayasofya'nin bina olarak kapladigi alan 77 metre uzunlukta ve 71ç70 metre genislikte bir yerdir. Bu alanda yükselen binanin çik genis bir avlusu vardi. Avlunun etrafinda revaklar, ortasinda ise auyu aslan agzindan akan bir çesme bulunuyordu. Mabede 9 büyük kapidan giriliyordu.

Ayasofya'nin kubbesi 33 metre çapinda ve 55.60 m. Yüksekligindedir. Kubbenin kendi yüksekligi 81 metreyi bulur. Kubbe. Çok hafif tuglalardan, birbirine takip eden tabaklarla meydana getirilmistir. Kubbe kasnagi 40 pencerelidir. Bunlardan dördü kapali durur. Yapiyi 107 sütun ayakta tutar. Bunlarin 40 tanesi alt. 67'si de üst kisimdadir. Bina zemeninin altina genis sarniçlar yapilmis, bunlarin içine büyük fil ayaklari dikilmistir. Böylece yapiya, seglemlere karsi esneklik ve dayanliklilik verilmistir. Buna ragmenAyasofya Bizans devrinde birkaç defa depremden hasar gördü ve tamir edildi.
20 BIN KILO GÜMÜS:
Ayasofya'nin ihtisami yaniz boyutlarinda degildir. Iç süslemeleri bakimindan da essiz bir eserdir. Daha dogrusu Haçli yikimina ugrayincaya kadar öyle idi. Daha sonra Türklerin onarimi ile ve bu defa Türk sanatinin inceligiyle, yine essiz bir anit oldu.

Ayasofya'nin içi, Latinlerin isgalinden önce, mozaikler, renkli mermerler, fildisi levhalar, altin, gümüs ve diger kiymetli taslarla, agir islemeli kumaslarla süslüydü. Tavanlarinda altin zemin üzerinde dekoratif göbekler, rozetler, gümüs mozaikler vardi. Insan resmi tasiyan mozaikler de bulubuyordu. Halen yerinde duran büyük kapinin üzerindeki mozaik taht üzerinde oturan Meryem'i, kucagindaki çocuk ise Hz. Isa'yi temsil ediyor. Meryem'in sagindaki Imparator Konstantin Meryem'e Istanbul sehrini. Justinianus isa Ayasofya'yi sunarken görülüyor.

Kubbenin altinda ve orta yerde duran, fildisinden yapilmis ve degerli taslarla süslenmis bir kürsü vardi. Mihrabin önünde de üzeri altin yaldizli gümüs bir bölme bulunuyordu. Gümüs kaplamalar ve mozaikler günün her saatinde bir baska yönden süzülen isikla piril piril olurdu.

Tarihçiler Ayasofya'da bulunan gümüs kaplamalarin ve süslerin 20 bin kilo civarinda oldugunu yaziyorlar. O devirde Bizans'ta elçi olarak bulunan yabancilar, yeryüzünde böyle muhtesem ve isikli bir mabed olmadigini yazmislardi. Mesela Rus elçileri hükümdarlarina Ayasofya'yi söyle anlatmislardi: ''Acaba gökte miyiz? Diye düsündük, cünkü yeryüzünde böyle bir ihtisami insan tasavvur edemez. Gördüklerimizi size tarif etmekten aciziz.''

Istanbul'u isgal eden Haçlilar ordusunda bulunan Robert de Clari ise gördüklerini söyle anlatiyordu: ''Bu mabedin bütün kapilarin kilit ve sürgüleri som gümüsten idi. Paha biçilemeyecek degerde olan mihrabin üzerinde ondört ayak uzunlugunda som altindan bir ayin masasi vardi ve bunun üzeri degerli taslarla süslüydü. Mihrabin etrafindaki sütunlar da gümüstendi. Kilisedeki on kadar avizenin herbiri insan kolundan kalin gümüs zincirlerle asiliydi…''
ÖRÜMCEKLER AG KURMUS:
Türkler Istanbul'u aldiklari zaman Ayasofya'yi çiril çiplak buldular. Anlatilmakla bitmeyen güzel mozaiklerinin çogu; altin. Gümüs ve degerli taslarla süslü olan her seyi, Haçlilar tarafindan yagma edilmisti. Mabed bakimsizdi. Bu durumu, onu fetih gününde gören Dursun Bey söyle anlatiyor: ''Onun rahnesine tas koyacak bir mimar kalmamis, mamur olarak sedece bir kubbesi kalmis.. Padisah-i Cihan bu binayi harab ve yebab (yikik) görünce, ahir harap olmasin deyüp tamirini ve bakimini emretti. Sonra'da, su beyti söylemekten kendini alamadi:

Perdedari miküned der taki kisra ankebut
Bum nevbet mizenet der kale-i Efrasiyab..

(Kisra'nin takina örümcekler ag kurmus, perdedarlik yapiyor, Kayserin kalesinde ise baykus nöbet tutuyor)

Fatih Sultan Mehmed'in emriyle camiye çevrilen eser, bu suretle gelecek yüzyillara yikilmadan, ihtisamini arttirarak ulasma sansina kavusmus oluyordu.

Kilise camiye çevrilince. Resimlerden bazilari ve haçlar. Bozulmayacak sekilde badana ile örtüldü. Diger süslere ve melek resimlerine hiç dokunulmadi. Mebedin güneydogu tarafi görülen lüzum üzerine iki payanda ile takviye edildi. Bu köseye tugladan bir minare ve camiye bir medrese ilave olunda. Ikinci minareyi II. Beyazid yaptirdi.

KOCA SINAN DA ONARIYOR.
Kanuni Süleyman devrinde yikilma tehlikmesi gösteren bina, Kanuni'nin emriyle ve dahi mimar Koca Sinan'in maharetiyle destek duvarlara kuvvetlendirildi.

Koca Sinan Ayasofya'ya iki minare daha ekledi. Caminin yaninda II. Selim için de bir türbe yapildi. Sokollu Mehmet Pasa kubbeye büyük bir alem koydurdu.

Caminin içini Türk eserleriyle en çok süsleyen hükümdarlardan biri III. Murat'dir. Bergama'dan getirtilen ve helenistik devirde kalma iki büyük mermer küpü camiye koyduran da odur. Bu küplerin her biri 1250 litre su almaktadir.

IV. Murat'in yaptirdigi mermer mahfiller. Minber ve tas kütsü bir sanat harikasidir. Yine bu hükümdar mebedin duvarlarina ve bos kalan yerlere Biçakçizade Mustafa Çelebi'nin n'fis hatti ile ayetler yazdirdi. Bugün büyük kubbede asili duran kandili ise III. Ahmet yaptirdi.
AYASOFYA MÜZE OLUYOR:
Padisahlar arasinda Ayasofya'yi Türk eserleriyle en çok süsleyen hükümdar I. Mahmut'tur. I. Mahmut'un cami için yaptirdigi çok güzel bir kütüphane vardir ki devrin saheseri sayilir. Bu kütüphanede 7 binden fazla el yazmasi ve basma kitap bulunmaktadir. Kütüphane duvarlarini da çoik güzel Türk çinileri süslemektedir.

Türklerin gösterdigi ihtimamla Ayasofya korunmus, güzellestirilmis, saglamlastirilmistir.

918 yil kilise, 482 yil cami olarak kullanildiktan sonra, 1 Subat 1935 tarihinde müze haline getirilen Ayasofya'yi bugün ziyaretçiler hayranlikla seyredebiliyorsa, bu, Türklerin bu sanat harikasina sahip olarak onu korumalari sayesindedir.

Ayasofya'nin ve civarindaki eserlerin yüzlerce yil önce bugünkünden çok daha heybetli göründüklerini de söylemeliyiz. Çünkü, eskiden Istanbul'un yedi tepesinden biri olan Ayasofya ve çevresinde zemin, yüzyillarin birikimi olan dolgularla onbes metre kadar yükselmis bulunmaktadir. Bunu anlamak için eski gravürlere balmak yeter. Bir eski gravürde, Sultanahmet Meydani'ndaki hiyeroglif yazili dikilitas. Meydanin dolup yükselmedigi zamanki haliyle görülmektedir. Bu tasin kaidesini olusturan kabartma heykellere bakmak için, resime göre insanin basini yukari kaldirmasi gerekir. Oysa bugün ayni kaide çukur içinde kalmistir ve ancak egilerek görebiliyoruz.



Sen Hic Sarhoş oLdun mu ?

Başa dön Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger <img src=modules/GbookMX/images/msn.gif>
MuhurGozLum.com Bot




Üye Puanı:



Ruh Haliniz



Level :
HP:  
 %
MP:  
 %
EXP:  
 %
Tarih: MuhurGozLum.com Ask Sevgi İçin El Ele Hep Beraber    Mesaj konusu: MuhurGozLum.com Sponsor Link



Başa dön Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Serdar
Site Sahibi
Site Sahibi
Uye Numarasi: 3


Üye Puanı: 503129
Kayıt: May 05, 2006
Mesajlar: 1012
Nereden: Elazığ
Ruh Haliniz

Cinsiyetiniz:Cinsiyetiniz:Bay
Ofline

Level : 28
HP: 0 / 1963  
 0%
MP: 937 / 937  
 100%
EXP: 12 / 87  
 13%
Mesaj Tarih: Pts Tem 17, 2006 8:29 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

eline emegine saglik paylasimin icin tskler..



www.Muhurgozlum.com
www.Sewenler.com
www.olmadiki.com


Başa dön Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et AIM Adresi <img src=\modules/GbookMX/images/aim.gif> Yahoo Messenger <img src=\modules/GbookMX/images/yim.gif> MSN Messenger <img src=modules/GbookMX/images/msn.gif>
Mesajları göster:   
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)     Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder
Tüm saatler GMT +10 Saat
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Forums ©

Görsel Tasarım: Melik Uçar - Yazılım: ABA Bilişim   MUHURGOZLUM.COM  - Kuruluş 2006 - Tüm hakları saklıdır. © Izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.  İmtiyaz Sahibi:  Serdar ÖSGE


Web Hosting 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143Resimli şiirler Resimler  şiirler  aşk  sevgi  hikaye  Arka Sokaklar Avrupa Yakası  Yaprak Dökümü PUSAT Kurtlar Vadisi Pusu Kuzey Rüzgarı DoktorlarAnneM Zoraki KocaBin Bir GeceFedai Mahşer Kelebek Çıkmazı EL Gibi Suç Dosyası Arka Sıradakiler Sessiz Fırtına  Asi Dudaktan Kalbe Hatırla Sevgili Bıçak Sırtı Sevgili Dünürüm Eşref Saati Fadime Ezo Gelin Elveda Derken Fesupan ALLAH Serçe Pars Narko Terör Yerli Filmler Yabancı Filmler Diziler  Cizgi Filmler  Belgeseller  Dini Filmler   Müzik KLipleri Şair Biyografileri Ünlü Yazarlar Tarihçiler  Felsefeciler Din Adamlar Sanatçılar Artistler Gazeteci Televizyoncular Tarihin En büyük Liderleri Hukuk Fizik Bilim ve Teknik Coğrafya Kimya Kamu Yön. ve Ulus. İlişkiler Ziraat ve Tarım Mühendislik işletme Edebiyat Sağlık ve İnsan Matematik ve Geometri Biyoloji Tarih Ekonomi Muhasebe - Maliye - Reklam Spor Güzel Sanatlar iktisat oyun Hileleri Program İstek Bölümü Şifreleme Programları Ekran Koruyucular, Skinler İş ve Ofis Araçları FreeWare Programlar Şifreli ve şifresiz uydu yayınlarıDigital Uydu Cihazları  Tavsiye Edeceğiniz Yayınlar  Modüller Ve Yazılımları  Popüler Uydular Nokia Tema, Melodi, Wallpaper Nokia Oyunları Sonyericsson Samsung Nokia Videoları Siemens Motorola Akorlar  Mixler & Djler Müzisyen Kayıtları Komik Videolar  Klipler  Romantik Videolar  Spor Videolar  Bayan ünlüler Erkek Ünlüler Doğa Manzara Walperler Romantik Resimler Korku Resimleri Modifiye Arabalar Avatar Türk Mutfağı İtalyan Mutfağı  Fıransız Mutfağı Öğrenci Yemekleri  Çin Yemekleri Güzel Türkiyem üniversiteler  Liseliler  Kitap Özeti  Biyografiler  Cilt Bakımı Moda Diyet Anne ve Bebek Güzellik Makyaj Teknikleri Pratik Bilgiler Hobiler Sizden Gelen Şiirler Amatör Şiirleriniz  Ustalardan Şiirler  Hazır Mesajlar Yaşanmış Gerçek Aşk Hikayeleri  Ares Girakon Beramus Cypher Olympia Edana  Manes Pathos Logos  Ronark  Diez Son Harften Ünlü Bulmaca.... ( FresH Oyu... Anneler Günü Resimleri Avatarları ingilizce nick ( Sözler) ve Türkçe Anlam...  ilk ben baslayayim unutulanlar unutanları asla unutmazlar Anneler Günü Şiirleri 3