Ana Sayfa MüzikForumlarE-KartlarSohbetMagazinGaleriVideoİnternetKadınGüncelŞiir Bahçesi
Ask ,Sevgi, Ekart, Resimli Siirler ,Siir Bahcesi, Magazin, Güzel Sözler ,Sms , Sinema: Forums
MuhurGozLum.com :: Başlığı Görüntüle - Knight Online Hikayesi
Yerli Filmler Yabancı Filmler Yerli Diziler Çizgi Filmler Belgeseller Dini Filmler Müzik Klipleri

Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forum
Forum
Yardım
Yardım
Arama
Arama
Kurallar
Kurallar
Linkler
Özel Mesajlar
Kurallar
KimNerede
Oyunlar
Profiliniz
Sohbet
Sohbet
Üyeler
Üyeler



1. sayfa (Toplam 1 sayfa)     Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder
Yazar Mesaj
RhomantiC
Halkın-Admini
Halkın-Admini
Uye Numarasi: 1882


Üye Puanı: 13216
Kayıt: Jul 29, 2008
Mesajlar: 129
Nereden: Yurt Dışı
Ruh Haliniz

Cinsiyetiniz:Cinsiyetiniz:Bay
Ofline

Level : 10
HP: 0 / 230  
 0%
MP: 110 / 110  
 100%
EXP: 9 / 22  
 40%
Mesaj Tarih: Sal Ağu 05, 2008 4:19 am    Mesaj konusu: Knight Online Hikayesi Alıntıyla Cevap Ver

Google



Knight Online'ın sitesinden ALINTIDIR



Bolum I: Karnak'ın Dünyası

Binlerce yıl önce, zaman sınırı olmayan enerjiler varlık buldu ve kendini birgün hayat olarak telafuz edilecek kumaşa dokudu.

Bu kumaştan önemsiz bir güç parçası olan bir iplik kendini ayırdı ve tek başına bilinç kazandı.

Bilinç kazanmış olan Logos bunu kendine hayat yaratmak için aldı. Günlerce , en yüksek dağlar, en derin vadiler, ve masmavi göklerin olduğu ilerideki Carnac dünyasını şekillendirdi . 49 günde kendi büyüsü yoluyla suların kayaları kesmesini sağladı, vadileri su kapladı ve okyanus yaratıldı. Kısa zamanda bu dünya, uzaydan turkuaz bir mücevher gibi sarkan fevkalade bir maviye büründü. Fakat, nehirlerin, okyanusların, ve göllerin muhteşem zekasını tecrübe eden birileri vardı. Logos kayaların ve dağların hayat barındırmadığını öğrendi.

Topraktan kalan son enerjiyi biçimlendirerek hayatı yarattı. Suda yüzen balıkları yarattı ve bu su için minnettar olan agaçları da balıklar kadar çok sevdi. Daha sonra dünyaya lütufta bulunmak için hayvanları ortaya çıkarttı ve kuşları uçurdu. Ve son olarakta kendine benzerliğiyle insanları yarattı. Onlarda kendisi gibi dünyayı kendi ihtiyaçlarına uygun bir şekilde biçimlendirebilme gücüne sahipti ve ilk insanlar büyük nehirlerin yanına yerleştirildi. Orada gelişmek ve basarılı olmak için herşeye sahiptiler.

Bir müddet herşey iyi gitti. Şimdi bir tanrı olan Logos özdü .Yarattıkları memnundu ve kendilerine verilen yerde muvaffak oldular.

Fakat sonunda herşey kötü gitmeye basladı.

İnsan ırkını kendi şeklinde yaratma acelesindeyken, bir parça toprak kullanılmamış olarak kalmıştı. Bu toprak parçası ,en karanlık vadide ,yüzyıllar boyunca ,güzel birşeye dönüşmek için sırasını bekledi.

İlk başta sabırlıydı.

Kendi kendine "Logos'un benim için özel bir planı var" diye düşündü. "Belki hala beni neye dönüştürecegine karar veremedi."

Ancak her şuurluda olduğu gibi sabrı taştı ve tükendi. Dünyanin ilk kumaşından yapılma ve Logos'un kendi aklından aşılanmıs aklıyla, bu unutulmuş toprak parçasi kendini var etti. Yavaş yavaş kendini dönüştürürken, unutulmanın etkisiyle daha çok nefret doldu.

Logos bu unutulmuş parçayı hatırladığında, herşey için çok geçti. Kendini Patos olarak adlandıran bir varlık oluşmuştu. Logos'la güç konusunda eşitti fakat onun merhametinden ve kendi benzerini yaratma sevgisinden uzaktı. Onun yerine Logos'un büyük çabalarla yarattıklarını bozmayı arzu etti. İntikam olarak Patos'un ilk hareketi ,Logosun en başından beri hoşlanmamış olduğu değişimdi.

Bu çalışmaları dört mevsim sürdü, gündüz ve gece, canlı ya da ölü. Logos’un kendi çektiği terkedilme duygusunu ve acısını yaşamasını istediğinden bu Patos için yeterli değildi. Bir avuç kum aldı, her tanesine teshir ederek bunu insanoğlunun istek ve duygu dolu günahı haline dönüstürdü. İnsanoğlunun içine alıp koyduğu her taneyle birlikte, insanlar Logos'a karşı tavır almaya başlamışlardı. Aç gözlülüğü, şehveti, ve üstün gelip yok etme sevgisini öğrendiler.

Patos'u durdurmaktan aciz Logos ağladı.

Bolum II:



Patos'un dünyayı değistirmesinin üstünden epey zaman geçti. Logos'un kendi ebedi zekası için sürekli dünyayı elinde tutma çabası, ölümün yaratılışıyla parçalanmıstı. Kumaş değişmişti, cünkü yaşayanlar ölürse yeni hayat onların yerini alıyordu. Logos'un yaratma gücü vardı fakat yenileme gücü yoktu. Bu arada her ne kadar Patos'un isteği dışında olsa da, ölüm ve yaşam arasındaki farklılık yeni bir varlık oluşturdu. Ölüler tarafından geride bırakılan enerjiden yeniden hayat görevi yeni bir tanrıya düştü. Bu hayat tanrıçası Akara'ydı.

Dünya ile çok az ilgilenen Logos ve Patos'tan farklı olarak, Akara her canlı ile iletişim halindeydi. Yaşlıların yaşlanıp ölmesini izledi ver yerlerine gençlerin gelmesini sağladı. Dünya'da yaşayan canlıları anlamayı öğrendi. Onların gerçek yaratıcısı olmamasına rağmen, kendisi yaratmış gibi sevdi. Zamanla, Logos'un dahada uzaklaştığını farketti. Logos yarattıklarının değiştirilmesinden doğan acıya katlanamayacağından, onları ihmal etti.

Akara, "belki bu çocukların yükümlülüğünü ben almalıyım" diye düşündü.

Kaderde olduğu gibi, onları kendine ait yapma girişimi geri çevrildi. Logos yarattıklarından daha da uzaklaşacağından korktu. Akara'ya sorumluluklarına geri döneceğine söz verdi. Tanrıça, bu sözden tatmin oldu ve bu isteginden simdilik vazgeçti. O ilgilenilen bir dünya istiyordu. Kendisi dahi anlamamış olmasına rağmen, içten içe bu onurun kendisine ait olmasını istedi.

Logos sözünü yerine getirirken, Patos tekrar ortaya çıktı. O Logos'un ilk yarattıkları olan ,rüzgarı hissettiği ve bulutlara dokunabilmesını sağlayan dağlara zarar vermeye kararlıydı. Rahatlıkla, Carnac'ın özündeki ateşi çagırdı. Daha evvelden beri duran güçler eridi ve dağların zirvesine gelip lav kraterlerini oluşturdu. Logos çok sevdiği dağlarının yok olmasından korkup Patos'u durdurmakta yavas kalmıstı. Patos dağlara darbe vurup her volkana zarar veriyordu. Yok edici güçler akarak önlerine cıkan herşeyi iclerine alıyordu. Ormanlar ve içinde yaşayanlar yok edildi, nehirler hiç birşey kururcasına kaynadı, ve insanlar taş kesildi.

Akara, nesiller sonra yok edilen ormanların çoğunu yeniledi. Hayvanlar dünya üstünde tekrar dolaşmaya ve nehirler eskisi gibi tekrar akmaya basladı. İnsanlarda kayıplarını tekrar tedarik ettiler. Yeni kuşakların cogu atalarının basından neler geçtiğini bilmiyorlardı. Onlara göre, sessiz dağlar arada bir ateş kusuyordu, yapmaları gereken onların cezbedici büyüsüne karsı ihtiyatlı davranmaktı. Aslında, bir cogu oralara ayak basmak bir yana, oralardan asagıyı Logos'un bir zamanlar yaptıgı gibi şeyretmiyorlardı bile. Bundan dolayı Logos yeniden kendi içine çekildi ve olan bitenle de hiç ilgilenmedi.

Bu kez Akara, Logos'un üstlenmesının gerektiği görevi almaya kararlıydı. Fakat onun kolayca vazgecmeyecegini bildiğinden, yaşamın iyiliği için zayıf kalpli Logos ve zararli Patos'tan kurtulmak için komplo tasarladı.

Diger tanrıların bilmediği fakat Akara'nın bildiği bir tanrı daha vardı. Bu tanrı yok etmekten başka birşey bilmeyen Cypher'dı. Bazıları, Cypher'ın Carnac'a kendi metodlarıyla yok etme fikrini yerleştiren Tanrı olduğuna inanirdi. Patos değişimden sorumlu olsa bile, onun doğasında yok etmek yoktu. Şimdiye kadar birçok tarihci bu konu üstünde tartışmaktadır.

Kendisine Cypher'in bu varlığı söylendikten sonra, Logos sürekli olarak Akara'ya bu yeni tanrı hakkında sorular sormaya basladı.

"Cypher'in nasıl var olduğunu ben bilmiyorum, fakat birşey kesin o da onun yaratma gücünün olmadıği. O toprağı dağların üstüne öremez, yağmuru kara dönüştüremez ya da bu dünyaya hayat getiremez. Yapabildiği şey en büyük dağı en küçük toz halinde öğütmek, karı buhar yapmak, ve yaşayan herşeyi vurmak. Onun yoketme gücünden başka birşeyi yok. Patos'tan kurtulmak için onun gücüne ihtiyacın var."

Bunu duyar duymaz, Logos Cypher adli bu tanrıyı aramaya koyulur. Kendi dünyasının eski düzenine döneceğinin hayaliyle tanrıçanın gülüşünü farketmez.

Karşılaştıklarında, Cypher, Logos'un düşündüğü gibi gücü yansıtan bir obje değildi.Aksine, muhteşemliğinin tersini yansıtıp yorgun ve bitkin gözüküyordu ve diger tanrılarda olan ihtişam onda yoktu. Herşeye rağmen Logos hayat tanrıçasına güvendi ve Cypher'dan bir iyilik istedi.

Akara'nin Cypher'a daha önce yaklastığını ve kendinden öncekileri yok etme fırsatından bahsettiğinden habersizdi." Patos'u öldürmelisin" diye önerdi, Akara. "Logos, idealist ve zayıf onu zevk için bile öldürebilirsin." Cypher Akara'ya güvendi. Ne de olsa yaşamın saflığı, içinde hiç bir kötülük bulundurmazdı.

Patos'la karşılaşmanin hazırlıgını sürdürürken, Logos etrafina bulutlar .çizdi. Bulutlardan öyle güzel keskin bir cisim yaptı ki bu o cismin ölümcüllüğünü maskeledi. Onu Cypher'a verdi ve birlikte Patos'un yaşadığı yer olan Carnac'in en derin vadisine gitmek için yola koyuldular.

Vadinin ağzında durdular. Değişim tanrısının böylesine verimsiz bir yerde yaşaması ilginçti. Yaklastıklarında, Patos gölgelerin arasından dışarı çıktı. Varolan en iyi tahtadan yapılmış bir mızrağı vardı. Bu mızrak bir sakinlik ve hoşluk hissi yayıyordu ve yasama ışık veriyordu, tıpkı sakin bir orman gibi. Böyle bir silahı sadece "biri" yapabilirdi.

Bu ikisının gelisiyle ilgili olarak Patos'u ziyaret eden bu "biri" sabırla kaçınılmaz olarak düşündüğü şeyi bekliyordu: Logos'un, Patos'un, ve belki biraz şansla Cypher'in sonunu!

Savaş çok kızışmıştı, Cypher saldırırken mücadelecilerin ağzından bir kelime bile dökülmedi. Patos sadece ayakta durup saldırıları kesiyor ve yapabilirse karşılık vermeye calisiyordu. Logos'ta savaşı izleyip, Patos'un sonunun gelmesi için dua ediyordu.

Esit güçlü tanrılar, kendilerine avantaj sağlamak için kişisel güçlerine döndüler. Patos, yıldızları ve güneşi silip dünyayi karanliga boğdu. Zaten karanlik vadiyi çok tanimayan Cypher iyice korlesti. Patos, mizragiyla rakibini omzundan yaraladı. Çok kizan tanrı, vadiyi içindeki bütün kayaları aleve vererek yok etmeye basladı. Alevlerin ortaligi aydinlatmasıyla tekrar görmeye basladı.Bu sırada Patos'u yanan ormanin sactiği ışıktan yararlanarak fark etmişti.

Bu andan yararlanıp ileri atıldı ve Patos'un sol eline şiddetle saldırdı.

Patos, sanki kanı içinden çekilmiscesine bağırdı. Cypher ve Logos zaferle ona bakarken, Cypher ve Patos'un içinde enteresan birşey olmaya basladı. Dış görünüşlerinde bir değişiklik olmamasına rağmen, onların hayat gücü parcalandı ve birbirlerinin içinde yeniden şekil aldı. Biraz büyüyle, Patos şimdi Cypher'in vücudunda yaşıyordu. Cypher'in özü biraz önce yaraladığı Patos'un bedenindeydi.

Acı içinde olmasına rağmen Cypher'in ruhu olumun kolayca gelmesini reddetti. Son olarak, mızrağı aldı ve kendi vucuduna, kendinden calininan vucuda sapladı. Kendi dehasını yansitan Patos yoketme Lord'u tarafindan kendine atilan mizraktan kacmadı.

Cypher olurken Patos oldu. Cypher daha da zayıfladı. Vadi yanarken Logos kacınca daha da yalniz kalmıştı. O sırada anladıki artık onun güçleri yok etmeye yaramiyordu. Fakat biraz cabayla değişimi Patos'un kullandıği gibi kullanabildi. Bütün güçlerini yaralı koluna odakliyarak, önce kanamayı durdurdu. Sonrada kas ve kemiklerini çekerek kaybolan organın yerini tutmasını sağladı.

Tamamen iyileşip, yeni gücünü bulup herkesin duyacağı şekilde bağırdı: "Yeniden doğdum. Dengim yok. Korkun benden!"

Gücünü göstermek için Vadiyi paramparça etti, ve taştan olmayan fakat camdan bir abide meydana getirdi. Bu abide her yöne bakan keskin kenarları ile belki güzel değildi, ama gene de değerinden birşey kaybetmemişti. Insanlar, toplu halde gidip tanrıları Cypher'a biat ettiler.


Başa dön Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et AIM Adresi <img src=\modules/GbookMX/images/aim.gif> Yahoo Messenger <img src=\modules/GbookMX/images/yim.gif> MSN Messenger <img src=modules/GbookMX/images/msn.gif>
MuhurGozLum.com Bot




Üye Puanı:



Ruh Haliniz



Level :
HP:  
 %
MP:  
 %
EXP:  
 %
Tarih: MuhurGozLum.com Ask Sevgi İçin El Ele Hep Beraber    Mesaj konusu: MuhurGozLum.com Sponsor Link



Başa dön Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Mesajları göster:   
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)     Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder
Tüm saatler GMT +10 Saat
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Forums ©

Görsel Tasarım: Melik Uçar - Yazılım: ABA Bilişim   MUHURGOZLUM.COM  - Kuruluş 2006 - Tüm hakları saklıdır. © Izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.  İmtiyaz Sahibi:  Serdar ÖSGE


Web Hosting 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143Resimli şiirler Resimler  şiirler  aşk  sevgi  hikaye  Arka Sokaklar Avrupa Yakası  Yaprak Dökümü PUSAT Kurtlar Vadisi Pusu Kuzey Rüzgarı DoktorlarAnneM Zoraki KocaBin Bir GeceFedai Mahşer Kelebek Çıkmazı EL Gibi Suç Dosyası Arka Sıradakiler Sessiz Fırtına  Asi Dudaktan Kalbe Hatırla Sevgili Bıçak Sırtı Sevgili Dünürüm Eşref Saati Fadime Ezo Gelin Elveda Derken Fesupan ALLAH Serçe Pars Narko Terör Yerli Filmler Yabancı Filmler Diziler  Cizgi Filmler  Belgeseller  Dini Filmler   Müzik KLipleri Şair Biyografileri Ünlü Yazarlar Tarihçiler  Felsefeciler Din Adamlar Sanatçılar Artistler Gazeteci Televizyoncular Tarihin En büyük Liderleri Hukuk Fizik Bilim ve Teknik Coğrafya Kimya Kamu Yön. ve Ulus. İlişkiler Ziraat ve Tarım Mühendislik işletme Edebiyat Sağlık ve İnsan Matematik ve Geometri Biyoloji Tarih Ekonomi Muhasebe - Maliye - Reklam Spor Güzel Sanatlar iktisat oyun Hileleri Program İstek Bölümü Şifreleme Programları Ekran Koruyucular, Skinler İş ve Ofis Araçları FreeWare Programlar Şifreli ve şifresiz uydu yayınlarıDigital Uydu Cihazları  Tavsiye Edeceğiniz Yayınlar  Modüller Ve Yazılımları  Popüler Uydular Nokia Tema, Melodi, Wallpaper Nokia Oyunları Sonyericsson Samsung Nokia Videoları Siemens Motorola Akorlar  Mixler & Djler Müzisyen Kayıtları Komik Videolar  Klipler  Romantik Videolar  Spor Videolar  Bayan ünlüler Erkek Ünlüler Doğa Manzara Walperler Romantik Resimler Korku Resimleri Modifiye Arabalar Avatar Türk Mutfağı İtalyan Mutfağı  Fıransız Mutfağı Öğrenci Yemekleri  Çin Yemekleri Güzel Türkiyem üniversiteler  Liseliler  Kitap Özeti  Biyografiler  Cilt Bakımı Moda Diyet Anne ve Bebek Güzellik Makyaj Teknikleri Pratik Bilgiler Hobiler Sizden Gelen Şiirler Amatör Şiirleriniz  Ustalardan Şiirler  Hazır Mesajlar Yaşanmış Gerçek Aşk Hikayeleri  Ares Girakon Beramus Cypher Olympia Edana  Manes Pathos Logos  Ronark  Diez Son Harften Ünlü Bulmaca.... ( FresH Oyu... Anneler Günü Resimleri Avatarları ingilizce nick ( Sözler) ve Türkçe Anlam...  ilk ben baslayayim unutulanlar unutanları asla unutmazlar Anneler Günü Şiirleri 3 Almanca Nick ve anlamları sanatcilar Anneler günü Şiirleri 2 ingilizce nick Anneler günü Şiirleri  e kart Süper Ingilizce Nickler ve Anlamlari 2 Gizli sifre?(mutlaka bakin) Anneler günü mesajları Yazılı avatar ve imza... HANGI TAKIMI TUTUYORSUNUZ Anneme özel sms sözleri mesajları DüN GeCe almanca Nickler Almanca Nick Ve sözler Anneler Günü Mesajları SITEMIZDE ENCOK PAYLASIM YAPAN SIZCE KIM...  Bu avatrlar baska yerde yok BuLaNa benden bi seker :) Anneler günü sms sözl... Anneler Günü Hakkında e kart Karizmatik Ingilizce Nickler Ve Anlamlar... Nefret 1 mayıs şiirleri A  B C  D E F  G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z Rüya Nedir? Uyku Nedir? Rüyanın Süresi Bilinçaltı ve Rüya Parfüm Bakim ÜrünLeri Acil Durumlar için CanLı SaçLar EL Bakımı Kış Bakımı Doğru Giyinme Cildine Bakım